top of page

150 Milyon Dolarlık Dev Bütçeli 'Desert Warrior' Gişede Çakıldı: Tarihin En Büyük Fiyaskosu mu?

desert warrior
Desert Warrior

Sinema dünyası eşine az rastlanır bir gişe felaketine tanıklık ediyor. Hollywood standartlarına kafa tutmak amacıyla çekilen, devasa bütçesi ve yıldız oyuncu kadrosuyla dikkat çeken Desert Warrior (Çöl Savaşçısı), vizyona girdiği ilk hafta sonunda kelimenin tam anlamıyla gişede çakıldı. Kaptan Amerika unvanını devralan Anthony Mackie ve Oscar ödüllü usta aktör Ben Kingsley gibi isimleri kadrosunda barındıran yapım, sinema tarihinin en karanlık sayfalarından birine adını yazdırmak üzere.



Peki, arkasında bu kadar büyük bir maddi güç olan yapım neden böylesine devasa bir başarısızlık yaşadı? Bu destansı çöküşün perde arkasını sizler için araladık.


Çölde Hüsran: Beklentiler ve Acı Gerçekler

Suudi Arabistan tarafından finanse edilen ve sinema tarihinin başyapıtlarından “Arabistanlı Lawrence” filmine modern bir cevap niteliği taşıması hedeflenen Desert Warrior, tam 150 milyon dolarlık dudak uçuklatan bir bütçeyle çekildi. Yönetmen koltuğunda ise 20th Century'nin sevilen Maymunlar Cehennemi serisine getirdiği yenilikçi bakış açısıyla tanınan Rupert Wyatt oturuyordu. Kağıt üzerinde her şey gişe rekorları kıracak bir "blockbuster" (gişe canavarı) için mükemmel görünüyordu. Ancak sonuçlar beklentilerin çok uzağında kaldı.


Tarihe Geçen Kötü Açılış: Rakamlar Ne Diyor?

Geçtiğimiz hafta sonu Kuzey Amerika'da tam 1.010 sinema salonunda gösterime giren film, yalnızca 472.111 dolar hasılat elde edebildi. Bu, salon başına ortalama (PTA) hasılatın sadece 467 dolar olduğu anlamına geliyor. Amerika Birleşik Devletleri gişe tarihi göz önüne alındığında bu rakamlar, bu denli yüksek bütçeli bir ana akım filmi için tarihin en kötü açılışlarından biri olarak kayıtlara geçti.


Desert Warrior Bize Ne Anlatıyor?

Hikaye, 7. yüzyıl Arabistan'ının acımasız kum tepelerinde geçiyor. Prenses Hind (Aiysha Hart), kendi kaderini çizmeyi seçerek zalim İmparator Kisra'nın (Ben Kingsley) cariyesi olmayı reddeder. Babasıyla birlikte uçsuz bucaksız çöle kaçan prenses, peşindeki merhametsiz ordudan kurtulmak için kendi karanlık sırlarını saklayan efsanevi bir haydutun (Anthony Mackie) yardımına muhtaç kalır.



Zamanla kaçak bir prensesten korkusuz bir savaşçıya dönüşen Hind, birbirine düşman kabileleri son bir direniş için bir araya getirerek tarihi sonsuza dek değiştirecek olan destansı Dhi Qar Savaşı'nın fitilini ateşler.



Eleştirmenler ve İzleyiciler Acımadı

Filmin arkasındaki temel vizyon, Suudi Arabistan’ın yüksek bütçeli film endüstrisini canlandırmak ve kültürel bir PR çalışmasıyla ülkeyi Batılı izleyicilere tanıtmaktı. Ancak bu vizyon, eleştirmenlerin sert kalemine ve izleyicilerin ilgisizliğine tosladı.


  • Rotten Tomatoes: Film, Tomatometer üzerinde yalnızca %25 gibi oldukça düşük bir puan alabildi.

  • IMDb: İzleyici puanı ise tam bir felaket: 2.1/10.


The Hollywood Reporter'dan Frank Scheck, yapımı “Suudi bir destanın özenle hazırlanmış bir eziyeti” sözleriyle sert bir şekilde eleştirdi. The New York Times'tan Glenn Kenny ise filmin prodüksiyon kalitesine hakkını vererek; “Etrafta koşuşturan atlar ve develer, özenle hazırlanmış kostümler ile Avrupa, Afrika, ABD ve Orta Doğu'dan gelen devasa bir oyuncu kadrosu var” ifadelerini kullandı. Ancak prodüksiyon kalitesi, ruhsuz bir senaryoyu kurtarmaya yetmedi.


Kapalı Kapılar Ardında Neler Oldu?

Desert Warrior'ın kaderi belki de vizyona girmeden çok önce belliydi. Sızan bilgilere göre yapım süreci tam bir kaostu. Birden fazla yapımcı ve paydaşın filme sürekli müdahale etmesi, senaryo ve kurgunun defalarca değişmesine neden oldu. Daha da ilginci, başrol oyuncularının hiçbiri filmin vizyona girmesinden önce herhangi bir tanıtım çalışmasına katılmadı. Bir Hollywood yıldızının 150 milyon dolarlık kendi filminin PR çalışmasını reddetmesi, sektörde çalan alarm zillerinin en net göstergesidir.


Bu fiyaskonun ardından gözler, filmi finanse eden MBC Studios'a ve çoğunluk hissedarı Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'a çevrildi. The Daily Telegraph'ın haberine göre, veliaht prens Hollywood'a kendi sahasında meydan okumak isteyen tutkulu bir sinemasever. Bu ağır yenilgiye rağmen, Suudi Arabistan'ın sinema endüstrisine yönelik Batı odaklı dev yatırımlarının kesilip kesilmeyeceğini ise zaman gösterecek.


Kaynak: IGN


Yorumlar


EN SON HABERLER

EN ÇOK OKUNANLAR

En Son İncelemeleri ve Haberleri Alın

bottom of page