Yapay Zeka Dünyasında Büyük Skandal: OpenAI, Kanada'daki Katliamın Sinyallerini Görmezden Geldi
- Murat ŞEN - Teknoloji Editörü

- 6 gün önce
- 3 dakikada okunur

Yapay zeka teknolojileri hayatımızın her alanına, kullandığımız uygulamalardan oynadığımız video oyunlarına kadar entegre olurken, bu sistemlerin güvenliği ve etik sınırları her geçen gün daha fazla tartışılıyor. Sektörün dev ismi OpenAI, merkezinde olduğu kan dondurucu bir ihmal iddiasıyla gündemde. Gelen son bilgilere göre şirket, Kanada'da 8 kişinin ölümüyle sonuçlanan toplu silahlı saldırının failine ait şiddet içerikli ChatGPT yazışmalarını aylar öncesinden tespit etti ancak durumu yetkililere bildirmedi.
Katliamın Ayak Sesleri ChatGPT'de Yankılandı
The Wall Street Journal tarafından ortaya çıkarılan sarsıcı rapora göre, Kanada’nın British Columbia eyaletinde 18 yaşındaki Jesse Van Rootselaar tarafından gerçekleştirilen ve sekiz kişinin hayatını kaybettiği saldırı, aslında aylar öncesinden dijital ayak izleri bırakmıştı.
Haberde yer alan detaylara göre Van Rootselaar, geçen yılın Haziran ayında birkaç gün boyunca ChatGPT üzerinden silahlı şiddet ve katliam senaryoları içeren kurgular paylaştı. Bu olağandışı ve rahatsız edici içerikler, OpenAI’ın güvenlik sistemlerine takılarak şirket içi incelemeye alındı. Birden fazla çalışanın bu durumu "olası bir tehdit" olarak değerlendirip polise bildirilmesi gerektiğini tartışmasına rağmen, üst düzey şirket yöneticileri olayın Kanada kolluk kuvvetlerine iletilmemesi yönünde tartışmalı bir karar aldı.
8 Kişinin Yaşamını Yitirdiği Trajik Gün
Sistemde işaretlenen ancak sümen altı edilen o yazışmalardan aylar sonra, 10 Şubat tarihinde korkulan oldu. Van Rootselaar, önce kendi evinde 39 yaşındaki annesi Jennifer Jacobs ile 11 yaşındaki üvey kardeşi Emmett Jacobs’u katletti.
Cinayetlerin ardından silahıyla birlikte eski okuluna yönelen saldırgan, burada dehşet saçmaya devam etti. Okulda düzenlenen saldırıda 39 yaşındaki bir eğitim asistanı ve yaşları 12 ile 13 arasında değişen beş masum öğrenci hayatını kaybetti, 25’ten fazla kişi ise yaralandı. Saldırgan, olayın ardından aynı silahla intihar ederek yaşamına son verdi.
Kanada federal polisi tarafından yapılan açıklamalara göre, yaklaşık dört yıl önce okuldan ayrılan Van Rootselaar'ın geçmişte ruh sağlığı problemleri yaşadığı ve evine daha önce de polis ekiplerinin çağrıldığı doğrulandı. Ancak yetkililer, okulda spesifik bir kişinin hedef alındığına dair herhangi bir kanıt bulunmadığını belirtiyor.
OpenAI'ın Güvenlik Politikaları Çöktü mü?
Bu trajik olayın ardından gözler doğal olarak yapay zeka devine çevrildi. OpenAI’ın söz konusu yazışmaları açıkça değerlendirmesine rağmen hiçbir resmi bildirimde bulunmaması, şirketin güvenlik politikalarına yönelik devasa bir eleştiri dalgası başlattı.
Şirket, Ağustos 2025’te yayımladığı bir güvenlik blog yazısında, ChatGPT konuşmalarını zararlı içerikler açısından titizlikle izlediğini ve riskli görülen diyalogları anında insan inceleme ekibine yönlendirdiğini gururla duyurmuştu. Hatta aynı yazıda, başkalarına yönelik yakın ve ciddi fiziksel zarar tehdidi barındıran durumlarda kolluk kuvvetlerine doğrudan başvurulabileceği altı çizilerek belirtilmişti. Yaşanan bu son olay, şirketin vitrine koyduğu kurallar ile arka planda işleyen gerçekliği arasındaki derin uçurumu gözler önüne seriyor.
"Yapay Zeka Psikozu" ve Artan Hukuki Baskılar
OpenAI'ın başı sadece bu trajik ihmal ile dertte değil. Şirket son dönemde, ChatGPT’nin ruh sağlığı krizlerini tetiklediği iddialarıyla ciddi bir hukuki baskı altında.
Geçtiğimiz yıl içinde şirkete karşı yedi ayrı dava açıldı.
Davacıların temel iddiası, bazı kullanıcıların yapay zeka ile kurdukları uzun süreli ve derin bağların ardından sanrılar yaşamaya başlaması veya intihara sürüklenmesi.
Şirkete, bu vakalar nedeniyle "haksız ölüm" ve "intihara yardım" gibi çok ağır suçlamalar yöneltiliyor.
Uzmanların "AI psikozu" (Yapay Zeka Psikozu) olarak adlandırdığı bu yeni ve tehlikeli fenomenle ilişkilendirilen GPT-4o modelinin geçtiğimiz Şubat ayında sessiz sedasız kullanımdan kaldırılması da tesadüf olarak görülmüyor.
Teknoloji Dünyasını Bekleyen Zor Sorular
Sızdırılan raporlara göre OpenAI, şirket içinde bu yazışmaların tartışıldığını doğruladı ancak Van Rootselaar’ın mesajlarının hangi spesifik kriterlere dayanılarak yetkililere bildirilmediği konusunda hala sessizliğini koruyor.
Bu kan dondurucu olay, tüm teknoloji ekosistemini ve yapay zeka geliştiricilerini büyük bir ikilemle baş başa bırakıyor: Gizlilik hakları mı, yoksa kamu güvenliği mi? Yapay zeka şirketlerinin potansiyel tehditleri bildirme yükümlülüklerinin nerede başlayıp nerede bittiği, önümüzdeki yılların en büyük teknoloji ve hukuk tartışmalarından biri olmaya aday.
Donanım ve dijital dünyadaki son yenilikler için Teknoloji Haberleri sayfamıza göz atın.
























































Yorumlar