Kingdom Come: Deliverance Neredeyse İngiltere veya Almanya'da Geçecekti: İşte Vazgeçme Nedenleri
- L.Burak ATMACA - Oyun Editörü

- 27 Oca
- 2 dakikada okunur

Orta Çağ temalı RPG denildiğinde akla gelen ilk yapımlardan biri olan ve "gerçekçilik" kavramını oyun dünyasında yeniden tanımlayan Kingdom Come: Deliverance, bildiğimiz Bohemya toprakları yerine bambaşka coğrafyalarda geçebilirdi.
Yakın zamanda çıkacak olan devam oyunu Kingdom Come: Deliverance 2 için geri sayım sürerken, geliştirici ekip Warhorse Studios, serinin geliştirilme sürecine dair şaşırtıcı bir itirafta bulundu. Prag merkezli stüdyo, oyunun atmosferini ve hikayesini Almanya veya İngiltere topraklarına taşımayı ciddi ciddi düşünmüş.
Robin Hood Efsanesi ve İngiltere Fikri
Ünlü oyun dergisi Edge'e verdiği röportajda Warhorse Studios Tasarım Direktörü Viktor Bocan, geliştirme sürecinin erken aşamalarında ekibin Bohemya dışında seçenekleri değerlendirdiğini açıkladı. Masadaki en güçlü seçenekler ise 15. yüzyıl Almanya'sı veya İngiltere'siydi.
Hatta İngiltere fikri o kadar ileri gitmişti ki, ekip oyunun içine Robin Hood efsanelerinden esinlenen bir karakter eklemeyi bile planlamıştı. Tarihsel gerçekçiliğe önem veren bir RPG için her iki ülke de (özellikle Yüzyıl Savaşları dönemi düşünüldüğünde) oldukça zengin bir malzeme sunabilirdi. Ancak stüdyo, bu cazip fikirden vazgeçerek bildiği sulara, yani Çek topraklarına geri döndü. Peki ama neden?
"Sadece Tarih Kitaplarını Kopyalamak İstemedik"
Warhorse Studios'un bu kararının arkasında yatan temel neden, stüdyonun imzası haline gelen "aşırı gerçekçilik" ve "inandırıcılık" tutkusu. Geliştiriciler, kendi memleketleri olan Bohemya dışındaki bir bölgeyi, oyuncuya "gerçekten oradaymış gibi" hissettirecek kadar detaylı ve doğru bir şekilde yansıtamamaktan korktular.
Viktor Bocan, bu durumu şu sözlerle özetliyor:
"Bence tasarımın en önemli parçası, oyuncunun gerçekten orada olduğunu hissetmesidir. Tüm sistemler bunu desteklemek için var. Dünyaya her şeyi yapabilirsiniz ve dünya buna tepki vermelidir. Tarihsel unsurlar sadece tarihi yeniden inşa etmek istediğimiz için orada değil. Bunu yapıyoruz çünkü doğru yapıldığında, ortaya inandırıcı bir dünya çıkıyor."
Sıfırdan Başlama Riski ve Yerel Avantaj
Warhorse Studios, oyunun geçtiği dünyayı yaratırken yüzeysel bir tarih bilgisinden çok daha fazlasına ihtiyaç duyuyor. Bu amaçla stüdyo, Polonyalı tarihçi Joanna Nowak ile çalışarak yerel kaynakları didik didik etti ve Orta Çağ Çek yaşamını en ince ayrıntısına kadar dijital dünyaya aktardı.
Eğer oyun İngiltere veya Almanya'ya taşınsaydı, stüdyo bu bölgeler hakkında "hiçbir şey bilmediği" için tüm araştırma sürecine sıfırdan başlamak zorunda kalacaktı. Kendi kültürlerine ve coğrafyalarına olan hakimiyetleri, Kingdom Come: Deliverance serisinin atmosferini bu denli güçlü kılan en büyük etken oldu.
Henry’nin hikayesi, belki Sherwood Ormanları'nda geçmedi ama Bohemya'nın çamurlu yolları ve siyasi entrikaları, oyun dünyasına eşsiz bir kimlik kazandırmayı başardı. Görünen o ki, Warhorse "bildiği işi yapma" kararının meyvelerini, serinin ikinci oyunuyla da toplamaya devam edecek.
Oyun dünyasındaki diğer gelişmeleri kaçırmamak için Oyun Haberleri sayfamıza göz atın.



























































Yorumlar