Pragmata'nın Kahramanı Hugh Neden Oyun Dünyasının Yeni Anti-Kratos'u?
- L.Burak ATMACA - Oyun Editörü

- 3 gün önce
- 2 dakikada okunur

Oyun dünyasında son yıllarda sıkça karşılaştığımız bir tema var: Zorlu bir dünyada hayatta kalmaya çalışan sert babalar ve korumak zorunda oldukları çocuklar. Ancak Capcom’un Ay'da geçen bilimkurgu macerası Pragmata, bu klişeyi alıp bambaşka, çok daha iç ısıtan bir noktaya taşıyor. Gelin, oyunun ana karakteri Hugh'nun neden bir "Anti-Kratos" olduğuna ve oyun dünyasındaki ebeveynlik figürlerini nasıl altüst ettiğine yakından bakalım.
Pragmata: Sadece Bir Bilimkurgu Değil, Sıcacık Bir Ebeveynlik Hikayesi
İlk bakışta Pragmata'nın fragmanları ve atmosferi size standart bir hikaye vaat ediyor gibi görünebilir: Terk edilmiş bir Ay üssü, kontrolden çıkmış yapay zekalar ve hayatta kalmaya çalışan yalnız bir astronot. Elbette oyunda bolca 3D yazıcı teknolojisi ve yapay zeka hackleme aksiyonu var. Ancak oyunun asıl kalbi, şaşırtıcı derecede samimi bir ebeveynlik hikayesinde atıyor.
Oyunun başlarında, kahramanımız Hugh, küçük bir kız çocuğu görünümündeki sarışın android Diana ile karşılaşıyor. Çoğu modern oyundan alışık olduğumuz üzere (aklımıza hemen The Last of Us geliyor), başlarda bu ikilinin zoraki bir ortaklık kuracağını, Hugh'nun bu "sinir bozucu" yükü istemeyeceğini ve zamanla buzlarının eriyeceğini düşünüyoruz. Ancak Pragmata bu beklentiyi anında yıkıyor. Hugh, Diana'nın kendisine yardım etmesinin hemen ardından o soğukkanlı zırhının altından pamuk gibi bir kalp çıkarıyor. Yakuza: Like a Dragon'daki Ichiban Kasuga'nın o köpek yavrusu enerjisini andıran bu durum, Hugh'yu anında sevimli bir koruyucuya dönüştürüyor.

Kratos'un "Sert Sevgi"sine Karşı, Hugh'nun "Sınırsız Şefkati"
Bu yaklaşım, Hugh'yu modern God of War oyunlarındaki Kratos figüründen tamamen ayırıyor. Kratos, oğlu Atreus'a karşı her zaman "sert sevgi" (tough love) uygulayan, ona ancak saygısını kazandığında ismiyle hitap eden ve onu zorlu dünyaya hazırlamak için duygularını gizleyen bir baba figürüydü. Aralarındaki bağ, çatışmalarla ve travmalarla örülüydü.
Hugh'da ise böyle bir içsel çatışma yok. Etrafta katil robotlar olmadığında Hugh, Diana'nın Dünya hakkındaki sorularını büyük bir sabırla yanıtlıyor, ona 3D yazıcıyla oyuncaklar (kaydıraklar, salıncaklar) basarak bu soğuk Ay üssünde normal bir çocukluk yaşatmaya çalışıyor. Diana bir hack işleminde başarısız olup Hugh'nun yere düşmesine sebep olduğunda, Kratos'un aksine Hugh sadece gülümsüyor ve sorun olmadığını söyleyerek onu cesaretlendiriyor. Bu, oyunlarda görmeye hiç alışık olmadığımız destekleyici ve pozitif bir ebeveynlik tablosu.

Travmalardan Uzak, Gerçek Bir Evlat Edinme Hikayesi
Hikayenin ilerleyen kısımlarında oyunun bu tercihi çok daha anlamlı bir yere bağlanıyor. Hugh, Diana ile yaptığı bir sohbette kendisinin de evlatlık olduğunu açıklıyor. Kendi ailesinden gördüğü o koşulsuz sevgiyi ve aldığı hayat derslerini Diana'ya aktarıyor. Yani ortada The Last of Us'taki Joel gibi kendi kızının ölüm travmasını atlatmak için başka bir çocuğu yerine koyma durumu (ve bunun getirdiği ahlaki yükler) yok. Hugh, ailesinin kendisiyle ne kadar gurur duyduğunu fark eden ve aynı sevgiyi Diana'ya aktarmaya hazır olan sağlıklı bir birey.
Odadaki Yapay Zeka Fil: Diana Sadece Bir Android
Elbette bu dokunaklı hikayenin ufak bir handikabı var: Diana gerçek bir çocuk değil. İnsanların yapay zeka sohbet botlarıyla duygusal bağlar kurduğu günümüz dünyasında, programlanmış ve itaatkar bir robota "mükemmel çocuk" muamelesi yapmak biraz rahatsız edici ve karmaşık bir metafor sunuyor.

Ancak bu metalik kılıfı bir kenara bıraktığımızda, altındaki niyet son derece tatlı ve samimi. Pragmata, ana karakterinin baba olma fikrinden anında heyecan duyduğu, çocuğunu pozitif pekiştirmeyle eğittiği ve sevgi vermek için kan bağının şart olmadığını savunan nadir yüksek bütçeli oyunlardan biri olarak hafızalara kazınıyor.












































Yorumlar