Sektörü Kasıp Kavuran Markaların Ürettiği İlk Telefon Modelleri
- Murat ŞEN - Teknoloji Editörü

- 24 Oca
- 4 dakikada okunur
Cebimizdeki bu süper bilgisayarların atalarıyla tanışmaya hazır mısınız? Bugün hayatımızın merkezi olan akıllı telefonları üreten dev markaların, yolun en başında nasıl cihazlar tasarladığını görünce çok şaşıracaksınız.

Günümüzde elimizden düşürmediğimiz, saniyeler içinde dünyayla bağlantı kurduğumuz ve artık vücudumuzun bir uzvu haline gelen akıllı telefonların geçmişini hiç düşündünüz mü? Bugün 4K videolar çektiğimiz, yüksek grafikli oyunlar oynadığımız bu cihazlar, bir zamanlar sadece "alo" diyebilmek için tasarlanmış devasa kutulardı. Teknoloji dünyasını bugün avucunun içinde tutan Samsung, Apple, Xiaomi gibi devlerin; milyonlarca kullanıcıya ulaşmadan önceki o ilk ve bazen "ürkek", bazen "çılgın" adımlarına yakından bakacağız.
Gelin, modern iletişim çağının mimarları olan bu şirketlerin fabrikalarından çıkan, kimisi bir tuğla kadar ağır, kimisi ise dönemine göre devrim niteliğinde olan o ilk telefon modellerine ve arkalarındaki hikâyelere doğru bir zaman yolculuğuna çıkalım.
Samsung'un Olimpiyat Ruhu: SH-100 (1988)
Güney Koreli teknoloji devi Samsung, bugün katlanabilir ekranlı Galaxy Z serisi veya yapay zeka destekli S serisi ile piyasayı domine etse de, bu imparatorluğun temelleri 1988 yılında atıldı. Markanın tamamen kendi tasarımı ve mühendisliğiyle ürettiği ilk cep telefonu olan SH-100, o dönemin şartlarına göre oldukça fütüristik bir adımdı.
Tam da Seul Yaz Olimpiyatları zamanında piyasaya sürülen bu cihaz, bugünkü zarif Samsung telefonların büyük büyük atası sayılıyor. O yıllarda telefonlar cebe sığmaktan çok uzaktı ve SH-100 tasarımıyla daha çok bir tuğlayı andırıyordu. Sadece 1.000 ila 2.000 adet sattığı söylense de, bu model Samsung’un mobil dünyadaki kararlılığını ve mühendislik cesaretini gösteren ilk somut kanıt olarak tarihe geçti.
Tarihin Babası: Motorola DynaTAC 8000X (1983)

Cep telefonu tarihinden bahsedip de Motorola’yı anmamak, tarihe ihanet olur. Çünkü aslında her şey onların cesaretiyle başladı. Dünyanın ilk ticari cep telefonu olan Motorola DynaTAC 8000X, 1983 yılında piyasaya sürüldüğünde tam anlamıyla bir statü sembolüydü.
Bugün cebimizde taşıdığımız tüy gibi hafif cihazlarla kıyaslandığında; neredeyse bir kiloya yaklaşan ağırlığı ve 30 santimetreyi bulan boyuyla o, gerçek bir "takoz" telefondu. Şarjı sadece yarım saatlik konuşmaya yetiyordu ve tamamen dolması için 10 saat boyunca prizde kalması gerekiyordu. Yine de kablolara bağlı kalmadan sokakta yürürken konuşabilme özgürlüğü o kadar büyüleyiciydi ki, binlerce dolarlık fiyat etiketine rağmen insanlar bu cihazı satın almak için sıraya girmişti.
Nokia'nın Ağır Siklet Başlangıcı: Mobira Senator (1982)

Sağlamlığıyla efsaneleşen ve internette "yere düşse yeri kırar" şakalarına konu olan Nokia, mobil iletişim dünyasına aslında bir el telefonuyla değil, bir araç telefonuyla adım attı.
1982 yılında piyasaya sürülen Mobira Senator, bugünkü anlamda yanınızda taşıyabileceğiniz bir cihazdan çok, arabaya monte edilen devasa bir radyo istasyonunu andırıyordu. Yaklaşık 10 kilogramlık ağırlığıyla taşınabilir olmaktan çok uzaktı ancak o dönem için İskandinav mühendisliğinin zirvesi kabul ediliyordu. Efsanevi Nokia 3310 ile ceplerimize girmeden önce şirket, köklerini bu devasa kutuyla salmıştı.
Sony'nin Estetik Dokunuşu: Sony CM-H333 (1992)

Japon teknolojisinin estetik temsilcisi Sony, Ericsson ile ortaklık kurup efsaneleşmeden çok daha önce, 1992 yılında kendi markasıyla pazara girmişti. Sony CM-H333, ya da popüler adıyla "Mars Bar", o dönemin hantal telefonlarına kıyasla şaşırtıcı derecede küçük ve şıktı.
İsminden de anlaşılacağı üzere bir çikolata barını andıran boyutuyla dikkat çeken bu cihaz, Sony’nin Walkman ile yakaladığı başarıyı mobile taşıma arzusunun bir sonucuydu. Anteni çekilip uzatılan bu model, Sony’nin tasarım konusundaki hassasiyetinin daha 90'lı yıllardan başladığını bize gösteriyor.
Apple ve Oyunun Kurallarını Değiştiren: iPhone 2G (2007)

Takvimler 2007 yılını gösterdiğinde Steve Jobs sahneye çıktı ve sadece bir telefon değil; bir internet iletişim cihazı ve bir iPod'u birleştiren devrim niteliğindeki iPhone 2G'yi tanıttı. O güne kadar fiziksel tuşlara (Blackberry gibi) alışkın olan dünya, tamamen dokunmatik ekranlı bu cihazı ilk başta yadırgasa da Apple aslında akıllı telefon kavramını yeniden tanımlıyordu.
3.5 inçlik ekranı, sadece 2 megapiksellik kamerası ve uygulama mağazasının (App Store) henüz olmaması bugün bize şaka gibi gelebilir. Ancak bu model, bugünkü modern akıllı telefon deneyiminin temelini atan ve sektördeki tüm rakiplerini tasarım değiştirmeye zorlayan en ikonik kırılma noktasıydı.
Android Efsanesinin Doğuşu: HTC Dream (2008)

Bugün eski popülaritesinden uzak olsa da akıllı telefon dünyasının şekillenmesinde HTC’nin rolü yadsınamaz. Özellikle Android işletim sisteminin dünyayla tanıştığı ilk cihaz olan HTC Dream (T-Mobile G1), 2008 yılında piyasaya çıktığında büyük bir heyecan yaratmıştı.
O dönem iPhone’un sanal klavyesine alışamayanlar için kayar kapaklı fiziksel bir klavye sunan bu model, Google’ın mobil işletim sisteminin potansiyelini gösteren ilk somut örnekti. Biraz kaba tasarımı ve ilginç "çene" yapısıyla eleştirilse de HTC Dream, bugün kullandığımız açık kaynaklı Android ekosisteminin temelini atan mihenk taşıydı.
Google'ın "Ben De Varım" Dediği An: Nexus One (2010)

Yazılım devi Google, yıllarca iş ortaklarına Android sağladıktan sonra "işin doğrusu böyle yapılır" demek istercesine 2010 yılında ilk telefonu Nexus One’ı tanıttı. Üretimini HTC’ye yaptırsa da Google markasını ve vizyonunu taşıyan ilk safkan Android telefon buydu.
Fiziksel iztopu (trackball) ve dinamik duvar kâğıtlarıyla o dönem için oldukça havalı özelliklere sahip olan Nexus One, teknoloji meraklıları için üretilmiş özel bir cihaz gibiydi. Google bu modelle birlikte, donanım ve yazılımın tek elden çıktığında ne kadar akıcı bir deneyim sunabileceğini kanıtladı ve bu vizyon bugün Pixel serisiyle devam ediyor.
Xiaomi'nin Fiyat/Performans Canavarı: Mi 1 (2011)

Diğer devlere kıyasla sektöre çok daha geç giren ama inanılmaz bir hızla yükselen Çinli teknoloji devi Xiaomi, ilk telefonu Mi 1 ile 2011 yılında kullanıcıların karşısına çıktı. Markanın bugün bildiğimiz "uygun fiyata yüksek donanım" felsefesinin ilk temsilcisi olan bu telefon, piyasaya sürüldüğü anda büyük bir ilgiyle karşılandı.
Çift çekirdekli işlemcisi ve o dönemin amiral gemisi telefonlarına kafa tutan teknik özellikleriyle Mi 1, Xiaomi'nin sadece bir yazılım şirketi (MIUI) olmadığını kanıtladı. Sadece internet üzerinden satış stratejisiyle başlayan bu serüven, markanın bugün dünyanın en çok telefon satan şirketlerinden biri olmasının yolunu açtı.
Huawei'nin Sessiz Sedasız Girişi: C300 (2004)

Bugün mobil fotoğrafçılık denildiğinde akla gelen ilk isimlerden olan Huawei, pazara 2004 yılında C300 modeliyle oldukça mütevazı bir giriş yapmıştı. O zamanlar akıllı özelliklerden yoksun, küçük ekranlı ve fiziksel tuş takımına sahip klasik bir "bar tipi" telefon olan C300, markanın telekomünikasyon altyapısındaki gücünü son kullanıcıya taşıma isteğinin ilk meyvesiydi.
Şimdiki Mate veya Pura serisinin gösterişli dünyasından çok uzak olsa da, Huawei bu modelle üretim kapasitesini test etti. Dayanıklılığı ve basit yapısıyla bilinen bu ilk modeller, markanın adım adım zirveye tırmanacağı merdivenin ilk basamağını oluşturdu.
Peki siz bu telefonlardan hangilerini hatırlıyorsunuz veya hangisini kullanma şansınız oldu? Teknoloji tarihinin bu tozlu sayfalarındaki favorinizi yorumlarda bizimle paylaşmayı unutmayın!
Donanım ve dijital dünyadaki son yenilikler için Teknoloji Haberleri sayfamıza göz atın.
























































Yorumlar