Emilia Clarke, Game of Thrones Setinde Geçirdiği Beyin Anevrizmasını İlk Kez Bu Kadar Açık Anlattı
- Faruk KALAFATCI - Film & Dizi Editörü

- 1 gün önce
- 2 dakikada okunur
Daenerys Targaryen'i canlandıran oyuncu, dizinin ilk iki sezonu boyunca ölümle yüzleştiğini, tüm bunları ekipten gizleyerek set hayatına devam ettiğini içtenlikle paylaştı.

Game of Thrones, 11 Nisan 2011'de ekranlara geldiğinde yalnızca bir dizi değil, bir kültür depremi yaşandı. George R.R. Martin'in Buz ve Ateşin Şarkısı romanlarından uyarlanan yapım, bugün hâlâ House of the Dragon ve A Knight of the Seven Kingdoms gibi spin-off'larla yaşamaya devam ediyor. Ancak bu dev yapımın sahne arkasında bazı oyuncular için gerçek anlamda bir hayatta kalma mücadelesi yaşandı.
Dizide Daenerys Targaryen'i karizmasıyla hafızalara kazıyan Emilia Clarke, yakın zamanda How to Fail with Elizabeth Day podcast'ine katılarak bu güne kadar en açık şekilde konuşmadığı bir dönemi anlattı: Game of Thrones'un ilk iki sezonu boyunca geçirdiği iki ayrı beyin anevrizması.

İlk Anevrizma: Birinci Sezonun Hemen Ardından
Clarke, ilk beyin anevrizmasını Game of Thrones'un birinci sezonunu bitirdikten kısa süre sonra geçirdi. Gerekli ameliyatlar yapıldı ve iyileşme sürecinde doktorlar, beyninin diğer tarafında daha küçük bir çatlak daha olduğunu tespit etti. Ancak bu çatlak o dönemde müdahale gerektirecek boyutta değildi.
2013'e gelindiğinde ise tablo tamamen değişmişti. New York'ta yaşayan Clarke, rutin kontrollerde söz konusu çatlağın ikiye katlandığını öğrendi ve acil müdahale kaçınılmaz hale geldi. Ameliyat sırasında komplikasyonlar yaşansa da Clarke bu zorlu süreçten sağ çıktı; ancak yaşadıklarını tarif etmek için kullandığı ifade son derece çarpıcıydı: "Ölümü atlatmıştım."
Set Ekibinden Saklanan Büyük Sır
Belki de hikâyenin en çarpıcı boyutu şu: Clarke, tüm bu süreçte yaşadıklarını yalnızca yapımcılar David Benioff ve D.B. Weiss ile paylaştı. Setin geri kalanı ise hiçbir şeyden habersizdi.
"Ölmediğime göre her şey yolundadır demek zorundaydım gibi hissediyordum. Duygusal olarak kapandım. Kimsenin gözüne bakamaz hale geldim."
Clarke'ın bu sözleri, yalnızca fiziksel değil aynı zamanda derin bir psikolojik yükü de taşıdığını ortaya koyuyor. Yeniden konuşmayı ve yürümeyi öğrenmek zorunda kalan oyuncu, yaşadığı travmayı içinde gömerken bir yandan da sete geri dönmek için sabırsızlanıyordu.
Hayatta Kalmanın Tam Ortasında: San Diego Comic-Con
Hayatını kurtaran ameliyatın üzerinden yalnızca altı hafta geçmişken Clarke, San Diego Comic-Con'da Game of Thrones'u tanıtmak için sahneye çıktı. Dışarıdan normal görünen bu an, aslında Clarke için hem inanılmaz zorlu hem de kurtarıcıydı. "Çalışmam olmasaydı ne yapardım, bilmiyorum" dedi Clarke, o dönem hakkında konuşurken.
Gündelik hayata dönüş de kolay değildi. Baş ağrısı hissettiği her an, kaygıyla doluyordu. Hatta bir MTV canlı yayını sırasında kötü bir şey olacağından emin olduğu anlar bile yaşadı.

Game of Thrones Bugün Nasıl Görünüyor?
Sekiz sezonluk yolculuğun —özellikle de tartışmalara yol açan son sezonun— ardından Clarke artık diziye çok daha mesafeli bir gözle bakıyor. "Bu his her yıl değişiyor" diyen Clarke, dönemin büyüklüğünü hâlâ tam anlamıyla kavrayamadığını itiraf ediyor.
"Yaşandıktan bir yıl sonra bile o dönemin büyüklüğünü kavramak çok zordu. Liseyi hatırlamak gibi; çünkü hayatımın on yılıydı. O arkadaşlıklar ve ilişkiler aileye dönüşüyor. Zor anlar da vardı, harika anlar da. Ama hayattı!"
Clarke, Game of Thrones'a bakışını en güzel şekilde şu sözlerle özetliyor: "O şimşeğin şişeye hapsolduğu andı. Gençliğimdi. Bu olağanüstü şeyin bir parçasıydım."
Emilia Clarke'ın hikâyesi; bir oyuncunun parlaklığının arkasında ne kadar büyük bir bedel yatabildiğini gösteren nadir ve dürüst tanıklıklardan biri olarak tarihe geçiyor. Game of Thrones spin-off'larının seyircilerle buluşmaya devam ettiği bugünlerde, bu itiraf dizinin mirasına bambaşka bir boyut katıyor.












































Yorumlar