İzlerken Gerim Gerim Gerileceğiniz En İyi 12 Psikolojik Gerilim Filmi
- Konsol Köşesi - Editoryal Ekip

- 5 gün önce
- 5 dakikada okunur

Sinema dünyasında her türün izleyicide yarattığı etki farklıdır; ancak psikolojik gerilim türünün yeri bambaşkadır. İyi kurgulanmış bir senaryo, izleyiciyi sadece bir gözlemci olmaktan çıkarıp, karakterin paranoyasına ortak eder. Koltuğunuza çivileyen, gerçeklik ile hayal arasındaki çizginin bulanıklaştığı ve final jeneriği aksa bile etkisinden günlerce çıkamadığınız o filmleri düşünün...
Gözünüzü ekrandan bir saniye bile ayıramayacağınız, insan zihninin karanlık dehlizlerine inen yapımları sizler için derledik. İşte sinema tarihine damga vurmuş, izlerken gerim gerim gerileceğiniz en iyi psikolojik gerilim filmleri listemiz.
1. Psycho (Sapık)
Yıl: 1960
Yönetmen: Alfred Hitchcock
Oyuncular: Anthony Perkins, Janet Leigh, Vera Miles
IMDb Puanı: 8.5
Gerilim sinemasının tartışmasız babası olan Alfred Hitchcock'un başyapıtı Psycho, sadece kendi dönemini değil, kendisinden sonra gelen tüm korku ve gerilim sinemasını şekillendiren bir mihenk taşıdır. Film, patronunun parasını çalıp kaçan Marion Crane’in, geceyi geçirmek için ıssız bir yerdeki Bates Motel’e sığınmasını konu alır. Ancak otel sahibi Norman Bates ve gizemli "annesi" ile tanışması, olayları dehşet verici bir noktaya sürükler. Sinema tarihinin en ünlü "duş sahnesi"ne ev sahipliği yapan bu yapım, gerilim sevenler için bir zorunluluktur.
2. The Vanishing (Kayboluş)
Yıl: 1988
Yönetmen: George Sluizer
Oyuncular: Bernard-Pierre Donnadieu, Gene Bervoets, Johanna ter Steege
IMDb Puanı: 7.7
Efsane yönetmen Stanley Kubrick'in "İzlediğim en dehşet verici film" olarak nitelendirdiği Hollanda yapımı The Vanishing (Orijinal adıyla Sporloos), türün en sarsıcı örneklerinden biridir. Genç bir çiftin tatil yolculuğu sırasında bir benzin istasyonunda durması ve kadının içecek almak için markete girip bir daha geri dönmemesi üzerine kuruludur. Erkek arkadaşı Rex, yıllarını Saskia'ya ne olduğunu bulmaya adarken, kaçıran kişi bu süreci tüyler ürpertici bir soğukkanlılıkla izler. The Vanishing'i diğerlerinden ayıran en büyük özellik, katilin kim olduğunu en baştan biliyor olmamızdır; asıl gerilim, "nasıl" ve "neden" sorularında gizlidir. Final sahnesi ise sinema tarihinin en sarsıcı sonlarından biri olarak kabul edilir.
3. Mulholland Drive (Mulholland Çıkmazı)
Yıl: 2001
Yönetmen: David Lynch
Oyuncular: Naomi Watts, Laura Harring, Justin Theroux
IMDb Puanı: 7.9
David Lynch sinemasının zirvesi kabul edilen bu yapım, rüya ile gerçekliği iç içe geçiren, izleyicinin zihnini adeta bir yapboza çeviren bir başyapıttır. Los Angeles’ta geçirdiği bir trafik kazası sonucu hafızasını kaybeden gizemli bir kadın ile Hollywood’da şöhret olma hayalleri kuran hevesli bir oyuncunun yollarının kesişmesini anlatır. Ancak hikaye ilerledikçe mantık sınırları zorlanır ve izleyici kendini tekinsiz bir atmosferin içinde bulur. Mulholland Drive, anlamlandırması zor ama etkisi kalıcı bir deneyim arayanlar için biçilmiş kaftan.
4. Taxi Driver (Taksi Şoförü)
Yıl: 1976
Yönetmen: Martin Scorsese
Oyuncular: Robert De Niro, Jodie Foster, Cybill Shepherd
IMDb Puanı: 8.2
Usta yönetmen Martin Scorsese ve oyunculuk efsanesi Robert De Niro işbirliğinin en parlak ürünü olan Taxi Driver, bir karakterin zihinsel çöküşünü en iyi anlatan filmlerden biridir. Vietnam Savaşı gazisi Travis Bickle’ın, New York’un yozlaşmış ve suç dolu sokaklarında taksi şoförlüğü yaparken yaşadığı derin yalnızlığı ve topluma yabancılaşmasını izleriz. Travis'in yavaş yavaş şiddete meyilli bir adalet dağıtıcıya dönüşmesi, izleyiciyi hem rahatsız eder hem de büyüler.
5. The Silence of the Lambs (Kuzuların Sessizliği)
Yıl: 1991
Yönetmen: Jonathan Demme
Oyuncular: Jodie Foster, Anthony Hopkins, Lawrence A. Bonney
IMDb Puanı: 8.6
Psikolojik gerilim denince akla gelen ilk filmlerden biri olan The Silence of the Lambs, Oscar tarihine de adını altın harflerle yazdırmıştır. Genç FBI ajanı Clarice Starling'in, kurbanlarının derisini yüzen "Buffalo Bill" lakaplı bir seri katili yakalamak için, hapisteki yamyam psikiyatrist Dr. Hannibal Lecter’dan yardım istemesini konu alır. Anthony Hopkins'in kısıtlı ekran süresine rağmen sergilediği ikonik performans, filmi türün zirvesine taşımıştır.
6. The Conversation (Konuşma)
Yıl: 1974
Yönetmen: Francis Ford Coppola
Oyuncular: Gene Hackman, John Cazale, Allen Garfield
IMDb Puanı: 7.7
The Godfather serisinin yönetmeni Francis Ford Coppola'nın imzasını taşıyan bu film, teknoloji ve paranoya üzerine kurulu sessiz bir başyapıttır. Ses kayıt ve dinleme uzmanı olan Harry Caul, sıradan görünen bir çiftin parktaki konuşmasını kaydederken, bu konuşmanın ardında korkunç bir cinayet planı olabileceğinden şüphelenmeye başlar. Özel hayatın gizliliği ve vicdan azabı temalarını işleyen film, günümüz dünyası için bile hala geçerliliğini koruyan bir paranoya hikayesidir.
7. Se7en (Yedi)
Yıl: 1995
Yönetmen: David Fincher
Oyuncular: Morgan Freeman, Brad Pitt, Kevin Spacey
IMDb Puanı: 8.6
Karanlık atmosferlerin ustası David Fincher’dan, izleyicinin sinirlerini altüst eden bir modern klasik. Emekliliğine gün sayan tecrübeli dedektif Somerset ve fevri yeni ortağı Mills, İncil'deki "Yedi Ölümcül Günah"ı referans alarak cinayetler işleyen zeki ve sadist bir seri katilin peşine düşer. Sürekli yağan yağmur, kasvetli şehir atmosferi ve tahmin edilmesi güç finaliyle Se7en, psikolojik gerilim türünün en iyi örneklerinden biridir.
8. Parasite (Parazit)
Yıl: 2019
Yönetmen: Bong Joon Ho
Oyuncular: Kang-ho Song, Sun-kyun Lee, Yeo-jeong Cho
IMDb Puanı: 8.5
2019 yılında Oscar ödüllerini silip süpürerek tarih yazan Güney Kore yapımı Parasite, sınıf farklarını zekice işleyen, türler arası geçiş yapan bir film. Yoksul Kim ailesinin, zengin Park ailesinin evine çeşitli hilelerle sızmasını konu alan yapım, ilk yarısında bir komedi gibi başlasa da ikinci yarısında nefes kesen bir gerilime dönüşüyor. Bong Joon Ho'nun yönetimiyle, izleyici bir dakika bile sıkılmadan ekran başına kilitleniyor.
9. The Machinist (Makinist)
Yıl: 2004
Yönetmen: Brad Anderson
Oyuncular: Christian Bale, Jennifer Jason Leigh, Aitana Sánchez-Gijón
IMDb Puanı: 7.6
Başrol oyuncusu Christian Bale’in rolü için inanılmaz bir kilo vererek adeta bir iskelete dönüştüğü bu yapım, uykusuzluğun insan zihnine neler yapabileceğini gözler önüne seriyor. Bir yıldır hiç uyumayan fabrika işçisi Trevor Reznik'in hikayesini izlediğimiz filmde, Trevor artık neyin gerçek neyin halüsinasyon olduğunu ayırt edemeyecek noktaya gelir. Evine bırakılan gizemli notlar ve sanrılar arasında Trevor'ın vicdanıyla yüzleşmesini izlemek oldukça sarsıcı.
10. The Game (Oyun)
Yıl: 1997
Yönetmen: David Fincher
Oyuncular: Michael Douglas, Sean Penn, Deborah Kara Unger
IMDb Puanı: 7.7
David Fincher'ın filmografisinde Fight Club veya Se7en kadar konuşulmasa da en az onlar kadar etkileyici bir film. Kontrol manyağı, zengin ve yalnız bir yatırım bankacısı olan Nicholas Van Orton’a, kardeşi tarafından doğum günü hediyesi olarak gizemli bir oyun sunulur. Ancak oyun başladığında Nicholas’ın hayatı altüst olur; banka hesapları boşaltılır, evi basılır ve hayati tehlikeler atlatır. Karakterimiz artık neyin oyunun bir parçası, neyin gerçek hayat olduğunu anlayamaz hale gelir. Sizi sürekli tetikte tutacak bir kedi-fare oyunu.
11. Primal Fear (İlk Korku)
Yıl: 1996
Yönetmen: Gregory Hoblit
Oyuncular: Richard Gere, Laura Linney, Edward Norton
IMDb Puanı: 7.7
Edward Norton'ın sinema dünyasına bomba gibi düşmesini sağlayan performansıyla Primal Fear, mahkeme draması ile psikolojik gerilimi harmanlayan bir yapım. Ünlü bir avukatın, bir başpiskoposu vahşice öldürmekle suçlanan kekeme, utangaç ve masum görünümlü bir genci savunmasını konu alır. Ancak dava ilerledikçe işin rengi değişir. Özellikle final sahnesindeki ters köşe (plot twist), filmi izledikten sonra uzun süre aklınızdan çıkmayacak.
12. Prisoners (Tutsak)
Yıl: 2013
Yönetmen: Denis Villeneuve
Oyuncular: Hugh Jackman, Jake Gyllenhaal, Viola Davis
IMDb Puanı: 8.2
Günümüzün en başarılı yönetmenlerinden Denis Villeneuve imzalı Prisoners, çaresiz bir babanın sınırlarını ne kadar zorlayabileceğine odaklanan karanlık bir başyapıt. Şükran Günü kutlaması sırasında iki kız çocuğunun kaybolmasıyla başlayan filmde, polis yetersiz kaldığında bir babanın (Hugh Jackman) adaleti kendi elleriyle sağlamaya çalışmasını izliyoruz. Jake Gyllenhaal'ın dedektif Loki rolündeki performansı ve filmin gri ahlaki yapısı, izleyiciyi derin bir sorgulamaya itiyor.



















Yorumlar