top of page

"Oyun Bağımlılığı Ailesini Kaybettirdi" Manşetleri ve Yasak Korkusu: Bilim Gerçekte Ne Söylüyor?

Türkiye oyun gündemi son haftalarda hiç olmadığı kadar hareketli. Bir yanda Steam ve Epic Games gibi devlere getirilebilecek temsilci zorunluluğu ve olası erişim engeli korkusu, diğer yanda sosyal medyada viral olan "oyun bağımlısı genç" röportajları... Peki, "Tüm oyunlar zararlıdır" algısı ile bilimsel gerçekler ne kadar örtüşüyor? Sizin için nörolojik araştırmaları, Türkiye verilerini ve uzman görüşlerini mercek altına aldık.


oyun bağımlılığı
Oyun Bağımlılığı

Türkiye'deki milyonlarca oyunseverin yüreği ağzında. Hükûmetin, Steam ve Epic Games gibi uluslararası oyun platformlarına Türkiye'de temsilcilik açma zorunluluğu getirebileceği ve bu şartların sağlanmaması durumunda erişim engellerinin gündeme gelebileceği konuşuluyor. Bu düzenlemenin temelinde yatan niyet, çocukları ve gençleri zararlı içeriklerden korumak olsa da, uygulama yöntemindeki belirsizlikler kafaları karıştırıyor. Tam bu tartışmaların ortasında, medyada oyun karşıtlığını alevlendiren bazı içerikler de dikkat çekmeye başladı.



Viral Olan Röportaj: "Oyunlar Yüzünden Her Şeyi Kaybettim"

Geçtiğimiz günlerde TYT Türk kanalında Memleketin Nabzı programında yayımlanan bir röportaj, sosyal medyanın gündemine oturdu. Videoda, oyun bağımlısı olduğunu belirten bir vatandaşın, oyunlar yüzünden ailesini ve sosyal hayatını nasıl kaybettiğini anlattığı dramatik anlar yer aldı.



Elbette, oyun bağımlılığı (Gaming Disorder), Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından ICD-11 ile resmen tanınan ve ciddiye alınması gereken psikolojik bir rahatsızlık. Ancak oyun dünyasının tepkisi, bu tip uç örnekler üzerinden "tüm dijital oyunların birer öcü gibi gösterilmesine" yönelik. Peki, duygusal tepkileri bir kenara bırakıp bilime kulak verirsek karşımıza nasıl bir tablo çıkıyor?


Bilim Konuşuyor: Oyunlar Beyni Nasıl Değiştiriyor?


oyun bağımlılığı img1

Oyunlara yönelik "kötü alışkanlık" yaklaşımı genellikle kulaktan dolma bilgilere dayanıyor. Ancak bilim dünyası, bu konuda çok daha somut verilere sahip. Yapılan fMRI (Fonksiyonel Manyetik Rezonans Görüntüleme) çalışmaları, oyun bağımlılığının sadece bir irade zayıflığı değil, beyindeki fiziksel ve kimyasal süreçlerin bir sonucu olduğunu kanıtlıyor.


İşte oyun oynarken beynimizde gerçekleşen değişimler:

  • Doyumsuz Ödül Sistemi: Bağımlı bireylerin beyinlerindeki haz merkezleri, oyunla ilgili bir uyaran (bir ses, bir görüntü) algıladığında aşırı tepki veriyor. Bu durum, tıpkı aç bir insanın yemeğe duyduğu arzu gibi, kişide yoğun bir "aşerme" (craving) hissi yaratıyor.

  • Fren Mekanizması Çalışmıyor: Beynimizin mantıklı kararlar almasını sağlayan ve dürtülerimizi kontrol eden bölgesi olan DLPFC, bağımlı bireylerde normalden çok daha az aktif çalışıyor. Araştırmalar, özellikle erkeklerde bu "biyolojik frenin" daha zayıf olduğunu ve kişinin oyunu bırakmak istemesine rağmen neden ekran başından kalkamadığını açıklıyor.


oyun bağımlılığı img2

Rakamlarla Türkiye ve Dünya Tablosu

Oyun bağımlılığı gerçek bir sorun, ancak yaygınlığı sanıldığı kadar yüksek mi? 2025 yılına ait geniş kapsamlı meta-analizler ve yerel çalışmalar şu verileri sunuyor:

Bölge / Grup

Yaygınlık Oranı

Kaynak

Küresel Genç Nüfus

%8,6

2025 Meta-Analiz (641.763 birey)

Türkiye (Lise/Üni)

%5,6

Sağlık Bakanlığı & Gazi Üni. (2023)

Genç Yetişkinler

%6,1

Sistematik İnceleme

Türkiye'deki oranların dünya ortalamasıyla paralel gittiği görülüyor. Ancak asıl dikkat çekici nokta, ergenlerdeki riskin genel nüfusa göre iki kat daha fazla olması.


Yumurta mı Tavuktan, Tavuk mu Yumurtadan?


oyun bağımlılığı img3

Bilim insanlarının üzerinde durduğu en kritik nokta ise şu: Oyun bağımlılığı genellikle tek başına gelmiyor.


2021-2023 yılları arasında 40 binden fazla öğrenci üzerinde yapılan devasa bir çalışma, oyun bağımlılığının gelecekteki depresyon riski için güçlü bir işaretçi olduğunu ortaya koydu. Daha da çarpıcı olanı, oyun bağımlılığı vakalarının yaklaşık %85'inin DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) semptomlarıyla ilişkili olması.


Yani; gençler oyun oynadıkları için hasta olmuyor olabilirler; gerçek hayatın zorluklarından, dikkat dağınıklığından veya depresif ruh halinden kaçmak için oyunların sunduğu o "renkli ve ödüllendirici" dünyaya sığınıyorlar.


Gizli Tehlike: Loot Box ve Kumar Psikolojisi


oyun bağımlılığı img4

Oyunların kendisinden ziyade, modern oyunların içine yerleştirilen para kazanma (monetization) mekanikleri asıl eleştirilmesi gereken nokta olabilir. Özellikle "Loot Box" (Ganimet Kutusu) ve "Gacha" sistemleri, tıpkı kumar makinelerindeki gibi değişken oranlı pekiştirme ilkesiyle çalışıyor.


Bu sistemler, dopamin mekanizmasını en güçlü şekilde uyararak, özellikle öz kontrolü henüz gelişmemiş gençlerde kontrolsüz harcamaya ve FOMO (Gelişmeleri kaçırma korkusu) hissine yol açıyor.


Yasaklamak mı, Eğitmek mi?

Bilimsel veriler ışığında şunu net bir şekilde söyleyebiliriz: Oyun bağımlılığı, altında yatan başka psikolojik sorunların (DEHB, depresyon, yalnızlık) bir dışavurumu olabilir. Bir platformu tamamen yasaklamak veya oyunları "kötü" ilan etmek, bu kök nedenleri ortadan kaldırmıyor.


Çözüm; oyunları hayatımızdan çıkarmak değil, dijital okuryazarlığı artırmak, ebeveyn denetim mekanizmalarını doğru kullanmak ve gençleri gerçek hayatta da tatmin olabilecekleri sosyal alanlara yönlendirmekten geçiyor.


Oyun dünyasındaki diğer gelişmeleri kaçırmamak için Oyun Haberleri sayfamıza göz atın.

Yorumlar


En Son İncelemeleri ve Haberleri Alın

bottom of page