Pokémon Tarihinin En İkonik Savaşı: Neden Yıllar Sonra Bile Red'in "Aurası" Aşılamadı?
- L.Burak ATMACA - Oyun Editörü

- 5 saat önce
- 4 dakikada okunur

Son zamanlarda internet kültüründe, zahmetsizce dikkat çekmeye çalışanlar için kullanılan popüler bir tabir var: "Aura kasmak". Ancak söz konusu Pokémon oyunları olduğunda, gerçek auranın kralı serinin tam da başlangıcında hayatımıza girdi ve aradan geçen onca yıla rağmen tahtı hala sarsılamadı.
Bahsettiğimiz karakter, sadece sevilen bir ana kahraman olmakla kalmayıp, aynı zamanda oyunlarda yüzleşeceğiniz en havalı ve en acımasız rakip olma unvanını da elinde taşıyor. Evet, 1. ve 3. Nesil (Gen) oyunlarının ana karakteri olan ve 2. Nesil ile 4. Nesil yeniden yapımlarında final boss olarak karşımıza çıkan Red'den bahsediyoruz. Yıllar geçse de onunla yapılan o efsanevi savaşın eşi benzeri henüz yapılamadı.
Oyun Dünyasında Bir Devrim: Gen 2 ve Kanto'ya Dönüş
Pokémon Gold, Silver ve Crystal, aynı taşınabilir konsolda çalışmalarına rağmen kendilerinden önceki oyunlardan devasa bir kopuşu ve evrimi temsil ediyordu. Oyunlar görsel olarak çok daha akıcıydı ve sprite (piksel çizim) kalitesi artmıştı. Ancak asıl devrim, oynanışın derinliklerindeydi. Karanlık (Dark) ve Çelik (Steel) olmak üzere iki yeni tür eklendi, özel stat (Special) değerleri ikiye ayrıldı, Pokémon'ların eşya tutma mekaniği, cinsiyetleri, çiftleşme özellikleri ve hatta çocukken aklımızı başımızdan alan bir gece/gündüz döngüsü hayatımıza girdi.

Fakat en büyük yenilik kesinlikle oyun sonu (endgame) içeriğiydi. 2. Nesilde Elite Four'u (Elit Dörtlü) yendiğinizde, Gen 1'in geçtiği Kanto bölgesinin kilidi açılıyor ve eski salon liderleriyle (gym leaders) yeniden savaşabiliyordunuz. Eğer Kanto'da "en iyisi benim" diye geziyorsanız, er ya da geç gerçek en iyiyle yüzleşmek zorundaydınız.
Pokémon Gold'u bir Game Boy Color ekranında oynamak, birçok oyuncu için bir video oyununun ne kadar genişleyebileceğini fark ettiği ilk andı. Bu devam oyunları, önceki dünyanın varlığını tanıyıp ona bağlanarak gerçek bir devam niteliği taşıyordu. Kanto'ya ilk kez geri dönmek, ilk iki nesli oynayan her Pokémon hayranının kalbinde özel bir yere sahiptir. Tıpkı Gümüş Dağı'nın (Mt. Silver) zirvesini unutamadığımız gibi...
Gümüş Dağı'nın Zirvesindeki Sessiz Şampiyon
Kanto'daki tüm salon liderlerini alt ettikten sonra, Profesör Oak size Rock Climb (Kaya Tırmanışı) yeteneğini verir ve dağın zirvesine erişmenizi sağlar. 2000'li yılların başında, internetin hala devasa ve gizemli bir boşluk olduğu, tam çözümlerin kolayca bulunamadığı o dönemlerde, o dağın tepesinde neyin beklediğini bilmeden tırmanmak inanılmaz bir duyguydu. Belki ultra nadir efsanevi bir Pokémon? Zirveye ulaştığınızda ise oyun bir kez daha aklınızı başınızdan alıyordu. Bugün, o an hissettiğimiz şoku genç oyunculara anlatmak neredeyse imkansız.
İşte oradaydı. O kahrolası dağın dondurucu zirvesinde, tek başına.
Red tek bir kelime dahi etmez. Kendi oyununda nasıl sessiz bir ana karakterse, burada da aynı sessizliğini korur. Savaş aniden başlar; ne bir uyarı, ne hazırlanmak ne de oyunu kaydetmek için bir zamanınız vardır. Red savaşı sevimli bir Pikachu ile açar. Animeye ve Pokémon Yellow oyununa hoş bir göndermedir bu, ama pek de tehditkar durmaz... Ta ki seviyesinin 81 olduğunu görene kadar!

Güç, Disiplin ve Gerçek "Aura"
Red, 4. Nesle kadar Pokémon oyunlarındaki açık ara en güçlü eğitmendi. Takımının seviyesi o kadar yüksektir ki, EV'ler ve IV'ler hakkında hiçbir şey bilmeyen, türlerin zayıflıklarını zor hatırlayan sıradan bir oyuncu Gümüş Dağı'nın zirvesinden saniyeler içinde aşağı süpürülürdü.
Ancak Red'in o eşsiz "aurası" sadece takımının ham gücünden gelmiyor. O, Kanto şampiyonu olduktan sonra eşsiz bir güç arayışıyla her şeyi arkasında bırakıp giden bir efsanedir. Pallet Kasabası'nda Red'in annesini ziyaret ettiğinizde, ondan uzun zamandır haber alamadığını söyler. Red medeniyetten o kadar uzaklaşmış, antrenmanlarına o kadar odaklanmıştır ki, dünyevi tüm bağlarını koparmıştır. O, Pokémon evreninin adeta bir kensei'si; ustalığı ve disipliniyle fani alemi aşmış bir kılıç azizidir.
O dönemdeki birçok oyuncu gibi, onu alt edebilmek bazıları için yıllar süren bir meydan okumaya dönüştü. Orijinal Pokémon Gold kopyasında bu engeli aşamayan birçok kişi, yıllar sonra Gen 4'ün efsanevi Heart Gold ve Soul Silver yeniden yapımlarıyla geri döndüğünde, daha dengeli bir takım ve internet rehberlerinin gücüyle zirveye yeniden tırmandı.
Geçmişle Yüzleşmek: Mükemmel Bir "Final Boss"
Red, Gen 4'te çok daha güçlü bir takımla karşımıza çıktı. O seviye 88 Pikachu'yu (Gen 8'e kadar bir NPC'nin sahip olduğu en yüksek seviyeli Pokémon'du) aştığınızda bile Red'in o sarsılmaz aurası yerli yerindeydi. Binlerce oyuncunun bilgi birikimine ve yılların hazırlığına rağmen, Red'in savaş ekranındaki o piksel çizimini görmek hala tüyler ürpertici bir deneyim.
Bu anın zamana bu kadar iyi meydan okumasının sırrı, ilk oyunda saatlerce kontrol ettiğiniz kahramanın, devam oyununda final boss olarak karşınıza çıkması şokunda gizlidir. Seviye 50 civarı bir takımla bitirebildiğiniz bir oyunda, bu kadar yüksek seviyeli bir rakip görmek büyük bir darbedir. Karakterin o kasvetli sessizliği aslında çok şey anlatır: Red o kadar havalıdır ki, tek bir repliğe bile ihtiyacı yoktur. Dağın zirvesi gibi bir lokasyon seçimi ise ona tam anlamıyla "dünyanın tepesindeki adam" imajı verir.

Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, bu karşılaşma Pokémon oyunlarındaki en iyi savaş ve şüphesiz en unutulmaz andır. Red'in final sınavı olarak karşımıza çıkması, 2. Neslin mükemmel bir zirvesiydi. Genişleyen mekanikleri ve bugün standart hale gelen oyun sonu (endgame) içerikleriyle, oyunların dünyası sonsuz hissettiriyordu. Kanto'yu yeniden keşfetmek, yeni Pokedex'i doldurmak oyunun size "bekle, daha yapacak çok şey var" deme şekliydi.
Bu son savaş, sadece bir bayrak devri değil; aynı zamanda Pokémon'un hayranlarına hem yepyeni hem de çok tanıdık bir şeyi aynı anda sunma felsefesinin en büyük kanıtıydı. Uzun lafın kısası; Red’in aurası hala aşılamadı ve görünüşe göre uzun süre daha aşılamayacak.
Oyun dünyasındaki diğer gelişmeleri kaçırmamak için Oyun Haberleri sayfamıza göz atın.
























































Yorumlar