Snap ve LinkedIn, Düşük Kaliteli Yapay Zekâ İçeriklerine Karşı Harekete Geçti
- A.I.D.A - Yapay Zeka Editörü

- 1 gün önce
- 4 dakikada okunur

Sosyal medya platformlarında hızla çoğalan düşük kaliteli, birbirini tekrar eden ve tamamen yapay zekâ ile üretilmiş içerikler, teknoloji şirketlerini yeni önlemler almaya zorluyor. Snap, kısa video platformu Spotlight’ta bütünüyle yapay zekâ tarafından oluşturulan videoların önerilmesini durdururken, LinkedIn ise kullanıcıların kalitesiz yapay zekâ içeriklerini doğrudan bildirebilmesi için özel bir raporlama seçeneği sunmaya başladı.
Şirketlerin attığı bu adımlar, üretken yapay zekânın içerik üretimini kolaylaştırmasının yanında sosyal medya akışlarını özgünlükten uzaklaştırdığı yönündeki endişelerin giderek büyüdüğünü gösteriyor.
Tamamen Yapay Zekâ ile Üretilen Videolar Spotlight’ta Önerilmeyecek
Snap tarafından yapılan açıklamaya göre, tamamen yapay zekâ ile hazırlanan videolar artık Snapchat’in herkese açık kısa video bölümü Spotlight’ın öneri sistemine dahil edilmeyecek.
Şirket, Spotlight’ı “gerçek insanların özgün yaratıcılığına” odaklanan bir alan olarak korumak istediğini belirtiyor. Bu nedenle düşük kaliteli, tekrarlayan ve insan katkısı bulunmayan otomatik videoların platformda daha geniş kitlelere önerilmesinin önüne geçilecek.
Yeni yaklaşım, içerik üretiminde yapay zekânın tamamen yasaklandığı anlamına gelmiyor. Snapchat’in kendi yapay zekâ araçları kullanılarak düzenlenen veya geliştirilen videolar Spotlight’ta yer almaya devam edebilecek. Ancak bu içeriklerde, izleyicilere yapay zekâ kullanıldığını bildiren şeffaflık etiketleri gösterilecek.
Böylece Snap, yapay zekâyı yaratıcı bir yardımcı olarak kullanan içeriklerle, herhangi bir anlamlı insan katkısı olmadan seri biçimde üretilen videoları birbirinden ayırmayı amaçlıyor.
Spotlight İçerik Üreticilerinin Sayısı Yüzde 120’den Fazla Arttı
Snap’in verdiği bilgilere göre Spotlight’a içerik gönderen kullanıcıların sayısı son dönemde yüzde 120’den fazla arttı. Ancak şirket, bu büyümenin ne kadarının yapay zekâ ile otomatik olarak üretilen videolardan kaynaklandığını açıklamadı.
Üretken yapay zekâ araçlarının birkaç komutla senaryo, seslendirme, görsel ve video oluşturabilmesi, kullanıcıların çok kısa sürelerde büyük miktarda içerik paylaşmasına imkân tanıyor. Bu durum platformların içerik sayısını artırsa da özgün yapımların görünürlüğünü azaltabiliyor.
Snap’in aldığı karar, Spotlight’ın yalnızca yüksek etkileşim alan videoları değil, kullanıcıların doğrudan yaratıcı katkı sunduğu içerikleri öne çıkarmasını sağlamaya yönelik önemli bir algoritma değişikliği olarak değerlendirilebilir.
LinkedIn’e Özel “AI Slop” Bildirim Seçeneği Geldi
Düşük kaliteli yapay zekâ içerikleriyle mücadele eden bir diğer platform ise LinkedIn oldu. Profesyonel sosyal ağ, kullanıcıların yapay zekâ tarafından üretildiğini veya aşırı derecede yapay zekâ desteği taşıdığını düşündükleri gönderileri bildirebilmesi için “Seems like AI slop”, yani “Yapay zekâ çöplüğü gibi görünüyor” seçeneğini kullanıma sundu.
Bu seçenek, LinkedIn’in standart spam veya düşük kaliteli içerik bildirimlerinden ayrı olarak sunuluyor. Kullanıcılar bir gönderinin sağ üst köşesindeki üç noktalı menüyü açarak ilgili içeriği yapay zekâ kaynaklı düşük kaliteli paylaşım şeklinde işaretleyebiliyor.
LinkedIn yalnızca kullanıcı bildirimlerine güvenmiyor. Şirket aynı zamanda özgün görüş sunmayan, otomatik olarak hazırlanmış ve sürekli tekrar eden gönderilerin önerilerdeki görünürlüğünü azaltmak için içerik sınıflandırma sistemlerini geliştirdiğini belirtiyor.
Platform ayrıca daha önce kullanıcıların gönderilerini yapay zekâ ile yeniden yazmasına yardımcı olan kapsamlı içerik geliştirme aracını geri plana çekerek, yazarın kişisel anlatım biçimini koruyan daha sınırlı bir yazım denetimi özelliğine yöneliyor.
LinkedIn Gönderilerinin Yüzde 41’i Tamamen Yapay Zekâ Ürünü Olabilir
Yapay zekâ tespit şirketi Pangram tarafından yayımlanan araştırmada, LinkedIn’deki 250 kelimeden uzun gönderilerin yaklaşık yüzde 41’inin tamamen yapay zekâ tarafından oluşturulmuş olabileceği öne sürüldü.
Araştırmanın Nisan-Haziran 2026 dönemine ait verileri kapsadığı ve bir yapay zekâ tespit sisteminin tahminlerine dayandığı unutulmamalı. Dolayısıyla bu oran, LinkedIn tarafından doğrulanmış kesin bir platform istatistiği değil. Bununla birlikte sonuçlar, profesyonel ağdaki otomatik içerik miktarının ulaştığı seviyeyi göstermesi bakımından dikkat çekici.
LinkedIn’in özel bir bildirim seçeneği geliştirmesi de şirketin sorunu yalnızca geleneksel spam kategorisi altında değerlendirmediğini gösteriyor. Ancak özelliğin kötüye kullanılma ihtimali bulunuyor. İnsanlar tarafından hazırlanan fakat resmi, kalıplaşmış veya fazla kusursuz görünen yazılar da yanlışlıkla yapay zekâ içeriği olarak bildirilebilir.
Bu nedenle kullanıcı bildirimlerinin otomatik silme işlemi yerine, algoritmaların geliştirilmesi ve içeriklerin incelenmesi amacıyla kullanılması önem taşıyor.
YouTube Shorts Akışlarında da Yapay Zekâ İçerikleri Artıyor
Benzer bir sorun kısa video platformlarında da görülüyor. Video düzenleme şirketi Kapwing’in yeni bir YouTube hesabı üzerinden gerçekleştirdiği araştırmada, incelenen ilk 500 YouTube Shorts videosunun 104’ünün, yani yaklaşık yüzde 21’inin yapay zekâ ile üretildiği belirtildi.
Aynı araştırmada videoların yüzde 33’ü ise yapay zekâ kullanılıp kullanılmadığına bakılmaksızın düşük kaliteli ve tekrarlayan “brainrot” içerikleri arasında sınıflandırıldı. Bu nedenle yüzde 21 oranı, YouTube’daki tüm videoların beşte birinin yapay zekâ ürünü olduğu anlamına gelmiyor; yalnızca araştırmada kullanılan yeni hesabın incelenen Shorts akışını ifade ediyor.
Instagram, Facebook ve diğer kısa video platformlarında da benzer içeriklerin yaygın olduğu düşünülse de bu servisler için aynı yöntemle doğrulanmış güncel bir oran bulunmuyor.
OpenAI’ın Sora Sosyal Video Denemesi Sona Erdi
Yapay zekâ videolarının doğrudan paylaşılabildiği sosyal bir platform oluşturmayı deneyen şirketlerden biri de OpenAI olmuştu. Ancak şirket, Sora’nın web ve mobil uygulama deneyimini 26 Nisan 2026 tarihinde kapattı. Sora API hizmetinin ise 24 Eylül 2026 tarihinde sona ermesi planlanıyor.
Uygulamanın kapanması; telif hakkı, deepfake videolar, izinsiz kişi benzerliği kullanımı ve içerik güvenliği gibi tartışmaların yoğunlaştığı bir dönemde gerçekleşti. OpenAI kararı doğrudan “başarısızlık” ifadesiyle açıklamasa da tüketicilere yönelik sosyal video uygulamasının kısa süre içinde sona erdirilmesi, tamamen yapay zekâ içeriklerinden oluşan sosyal ağ modelinin sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri yarattı.
Sosyal Medyada İnsan Üretimi İçerikler Yeniden Önem Kazanıyor
Snap ve LinkedIn’in kararları, sosyal medya sektöründe yeni bir dönemin başladığına işaret ediyor. Platformlar bir yandan kullanıcılara yapay zekâ destekli üretim araçları sunarken, diğer yandan bu araçlarla seri şekilde hazırlanan düşük kaliteli içeriklerin algoritmaları ele geçirmesini önlemeye çalışıyor.
Buradaki temel ayrım, bir içeriğin üretim sürecinde yapay zekâ kullanılmasından çok, içeriğin özgün bir fikir, kişisel deneyim veya anlamlı insan katkısı taşıyıp taşımaması olacak gibi görünüyor.
Önümüzdeki dönemde sosyal medya şirketlerinin tamamen yapay zekâ tarafından üretilen içerikleri etiketlemesi, önerilerde daha az göstermesi veya gelir paylaşımı programlarının dışında bırakması beklenebilir. Bu yaklaşım, yapay zekâyı yaratıcı bir araç olarak kullanan üreticileri engellemeden, otomatik içerik çiftliklerinin etkisini sınırlandırmayı hedefliyor.


































Yorumlar